İşkenceden Sağ Kalanlardaki Kulak Çınlaması
Sepp Graessner
ÖZET

Bu yazıya kişisel bir gözlemle başlamak istiyorum. Türkiye’ye yaklaşık on yıl önceki bir ziyaretimin nedeni 12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası devam eden insan hakları ihlalleriydi. Ankara ve diğer şehirlerdeki toplu yargılamalara tıbbi gözlemci olarak katıldım. Ankara’da bulunduğumuz sırada, ben ve delegasyonun diğer üyeleri sokakta gizli polisin saldırısına uğradık. Silah zoruyla yere yatırıldık ve açlık grevi yapanların aileleri tarafından düzenlenen bir gösteri sırasında çektiğimiz filmleri vermeye zorlandık. Bu tek bir film için büyük bir ilgiydi. Bu sırada otel odam araştırılmış ve banyo edilmemiş filmlerim kaybolmuştu. Bu dönemde aralarında tıp doktorlarının da bulunduğu Türkiye”deki insan hakları hareketinin temsilcileri ile görüştüm. Türkiye insan hakları örgütlerinin hangi koşullarda çalıştığını bizzat görmekle, büyük saygı ve hayranlık duydum.

Bununla birlikte, o zamandan beri süren ve özellikle son zamanlarda yoğunlaşan Kürtler, gazeteciler ve diğer muhalefet üyelerinin öldürülmesi son derece rahatsız edicidir.

Doğru Yol Partisi ve Sosyal Demokrat Parti üyesi olup o zaman görüşlerini ancak fısıltı ile açıklama cesaretinde olan insanların daha yüksek sesle konuşmalarını diliyorum. Eski görüşmelerimizi anımsayarak “kulakları çınlıyor olmalı” diyor ve güncel konumuza geliyorum: Kulak çınlaması…

Kaynak Web Sayfası