İşkenceden Sonra Gelişen Posttravmatik Stres Bozukluğuyla Kişilik Özelliklerinin Etkileşimi
Doğan Şahin
ÖZET

KONU VE AMAÇ: PTSD, DSM-III-R’de etiyolojik bir faktöre dayandırılan az sayıda hastalıktan biridir. PTSD’de etiyolojik faktör olarak herkeste stres yaratacak bir travmayı gösteren DSM-III-R’nin bu yaklaşımı, birçok soru uyandırmaktadır. Bir travmanın evrensel biçimde stres yaratıcı olup olmadığı birçok yazar tarafından tartışılmakta olan bir sorundur ve DSM- IV’te travmanın niteliğini belirleyen A ölçütünün yeniden tanımlanmasına ilişkin çalışmalar sürmektedir. PTSD gelişiminde dış etmenler (travmanın özellikleri, sosyal desteklerin varlığı, hazırlanmışlık derecesi, vb.) kadar bireysel etmenlerin de rol oynaması gerektiği düşünülebilir. Farklı dış etmenlerle ilgili birçok çalışma olmasına karşın, bireysel etmenlerle ilgili pek çalışma bulunmamaktadır. Elbette kişilik özelliklerine yönelik incelemeler birçok metodolojik sorun barındırır. Ayrıca bu tür çalışmaların işkencenin önlenmesi bağlamında pratik yarar sağlamayacağı, hatta kişilik faktörlerinin üzerinde fazlaca durmanın travma kurbanlarını itham edici birtakım yaklaşımlara zemin hazırlayacağı öne sürülebilir. Oysa kişilik özelliklerinin bilinmesi tedavide kolaylık sağlayabilir, insanın psişik yapısını ve strese yanıtlarını anlama konusunda ufkumuzu genişletecek bilgilere katkıda bulunabilir. Eldeki bulgular gerekli analizleri yapabilecek kadar geniş bir vaka serisine dayanmadığı için, bu tezde, travmayla başa çıkmayı zorlaştıran ya da travmaya verilen yanıtı olumsuz yönde etkileyen kişilik özellikleri ya da kişilik bozuklukları üzerinde fazlaca durulmayacak, asıl odağı kişilik özellikleri ve kişilik bozukluklarıyla PTSD’nin etkileşimi oluşturacaktır.

Ülkemizdeki işkence sorununun boyutlarım anlamaya yardımcı olabilecek veriler, Genel Bilgiler bölümünde sunulmuştur. İşkencenin ve başka travmatik olayların yaygınlığına karşın, çok az sayıda kişi ya da kurum bunların yol açtığı ruhsal sorunların tedavisinde yeterli deneyim ve bilgi sahibidir. Posttravmatik stres bozukluğu ülkemizde pek popüler bir çalışma alanı sayılmamakta ve yeterince tartışılmamaktadır. Konuya ilişkin Türkçe kaynaklar da sınırlı sayıdadır. Bu tezi, travmatik olayların yol açtığı ruhsal sorunların ve tedavilerinin daha iyi bilinmesine ve tartışılmasına ihtiyacımız olduğunu düşündüğümden, söz ettiğim sorunları aşma yolunda bir katkı sağlamak amacıyla seçtim, kuramsal bölümünü de aynı nedenlerle biraz uzunca tuttum.

Bu tezin amacı işkence ve başka travma kurbanlarının ruhsal sorunlarının anlaşılması ve tedavileri konusundaki bilgilere bir katkı sağlamak üzere kişilik özelliklerinin işkenceye ve başka travmatik olaylara verilen yanıttaki rolünü araştırmaktır.

Çalışmamız, ilgili değişkenler için çok iyi eşleştirilmiş üç grubun karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Kişilik özelliklerinin belirlenmesinde SCID-II ve MMP1 kullanılmıştır.